Tanım
Bağlantılarım
»
»
»
»
|
Benim Rabb'im
Benim Rabb’im benim Rabb’im; Sen’den başka yoktur Rabb’im! Dostluğunda vefa gördüm; Sen’in vefan çoktur Rabb’im! Kapında bendeler Sen’in, Muradı Sen’sin cümlenin, Aradan kaldır hicabı, Görsünler cemâlin Rabb’im. Ma'rûfsun bilinmez Zât’ın, Herşeyi kaplamış tahtın; Görenler görmüştür Sen’i, Gözsüzlere pinhân Rabb’im! Bildim diyenler aldandı, Bilmeyenler nâra yandı; Gönlümde kenzen bilindin; Âşıklara sübhân Rabb’im! Ruhlara ışıktır adın, Meclislere huzûr yâdın, Ariflerin son durağı, Dertlilere derman Rabb’im! Cürmüm pek çok yok tâatim, Belki yaklaştı saatim, Etmezsen inâyet eğer Kimden ola gufran Rabb’im! |
| |
|
Fethullah Gülen | | |
|
Tarih: 09:10, 10/2/2006 |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Anneme Mektup
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli, Her gün biraz daha süzülmekteyim. Her gece, içinde mermer döşeli, Bir soğuk yatakta büzülmekteyim. Böylece bir lâhza kaldığım zaman, Geceyi koynuma aldığım zaman, Gözlerim kapanıp daldığım zaman, Yeniden yollara düzülmekteyim. Son günüm yaklaştı görünesiye, Kalmadı bir adım yol ileriye; Yüzünü görmeden ölürsem diye, Üzülmekteyim ben, üzülmekteyim |
| |
|
Necip Fazıl Kısakürek | | |
|
Tarih: 09:08, 10/2/2006 |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
CANIM İSTANBUL

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canım; Vatanım da vatanım... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik delik; Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta şaha kalkmış Fatih`ten kalma kır at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?.. Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul`da bul! İstanbul, İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca`da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi? Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i... Kadını keskin bıçak, Taze kan gibi sıcak. İstanbul, İstanbul... Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler! Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler... Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu, Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu. Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni şoyle dursun, ağlayanı bahtiyar... Gecesi sünbül kokan Türkçesi bülbül kokan, İstanbul, İstanbul…
Necip Fazıl Kısakürek
|
Tarih: 12:49, 1/2/2006 |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
TEBESSÜM
Bir lahza gönlümün sesini duysam,
Ilık bir tebessüm dolar içime.
Ne zaman duygunun raksına uysam,
Ilık bir tebessüm dolar içime.
Gözlerim dilime tercüman olmaz,
Muhabbet gönüle zor ile dolmaz,
Seninle varlığın gam tasa olmaz,
Ilık bir tebessüm dolar içime
Gün olur sükunet sarar özümü,
Gün olur söylemez dilim sözümü,
Yaksan da kalbimde sevda közünü,
Ilık bir tebessüm dolar içime.
Sevda bize göre dilden uzaktır,
O kelime; özde olan tuzaktır,
Gönüller huzurlu duygular aktır,
Ilık bir tebessüm dolar içime.
Aşikar olursa hisler yorulur,
Yorgunsa yürekler tuzak kurulur,
Açıkta menzile çabuk varılır,
Ilık bir tebessüm dolar içime.
Can canana doymaz öz ise sözler,
Her türlü meramı anlatır gözler,
Dört taraftan sarsa,yansa da közler,
Ilık bir tebessüm dolar içime.
Ahmet KURT |
Tarih: 12:12, 1/2/2006 |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|